
12 Haziran’da Ukrayna Savunma Bakanlığı, ülkenin bağımsızlığını kazanmasından bu yana askerlik hizmeti sisteminde hayata geçirilen en kapsamlı reformun ilk aşamasını kamuoyuna tanıttı. Reform kapsamında alınan kararlar hükümet tarafından kabul edilirken, ayrıntılar Savunma Bakanı Mihaylo Fyodorov tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Reformun kapsamı, Savunma Bakanlığının bu amaçla oluşturduğu özel bilgi portalı ile Bakan Fyodorov’un resmî açıklaması aracılığıyla yayımlandı.
İlk bakışta açıklanan değişiklikler yeni sözleşme modelleri, ücret düzeyleri ve birlik değiştirme imkânlarıyla sınırlı görünmektedir. Ancak daha geniş bir perspektiften değerlendirildiğinde reform, seferberlik esasına dayalı mevcut savaş düzeninden teknolojiyi, profesyonelleşmeyi ve daha etkin personel yönetimini merkeze alan, daha öngörülebilir bir askerlik hizmeti sistemine geçişin başlangıcını ifade etmektedir.
Cephedeki duruma ilişkin yeni değerlendirme
Açıklamanın özellikle giriş bölümü dikkat çekmektedir. Ukrayna askerî yönetimi ilk kez savaş alanındaki inisiyatifin kademeli olarak Ukrayna’nın kontrolüne geçtiği değerlendirmesinde bulunmaktadır. Aynı zamanda Rusya’nın taarruz operasyonlarını sürdürmesinin maliyetinin giderek arttığına işaret edilmektedir. Savunma Bakanlığına göre Ukrayna, orta menzilli insansız taarruz sistemlerinin kapsamlı biçimde geliştirilmesi sayesinde ülkenin güneyindeki Rus kuvvetlerinin en önemli lojistik ikmal hatları üzerinde ateş kontrolü sağlamıştır.
Bu değerlendirme, İnformNapalm’ın son aylarda açık kaynaklar ve coğrafi mekânsal verilere dayanarak yürüttüğü analizlerle de örtüşmektedir. Bu çerçevede reformun genel yönelimi tutarlı görünmektedir. Ukrayna yönetimi, savaşın uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüştüğü değerlendirmesinden hareket etmekte ve bu süreçte belirleyici unsurun yalnızca seferberliğin kapsamı değil, aynı zamanda personel kaynaklarının ne ölçüde etkin kullanılacağı olduğunu değerlendirmektedir.
Reformun temelini öngörülebilir hizmet süreleri oluşturuyor
Reformun özünü ekonomik teşvikler değil, açık ve öngörülebilir hizmet sürelerinin uygulamaya konulması oluşturmaktadır.
Bu kapsamda üç temel sözleşme modeli öngörülmektedir:
- Piyade ve taarruz birliklerine yönelik sözleşmeler
- Personel açığı bulunan askerî uzmanlık alanları için muharebe sözleşmeleri
- Diğer görevler için temel hizmet sözleşmeleri
İlk kez sözleşme imzalayacak personel, hizmet koşulları ve ücret düzeyleri hakkında önceden açık ve ayrıntılı bilgi sahibi olacaktır. Bu kapsamda hizmet süresi, sözleşmenin tamamlanmasının ardından yararlanılabilecek izin hakları ile terhis imkânları da açık biçimde belirlenecektir.
Öngörülebilir hizmet sürelerinin bulunmaması, uzun yıllardır hem askerî personel hem de savunma uzmanları tarafından Ukrayna’nın personel yönetim sistemindeki en önemli yapısal sorunlardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Piyade en öncelikli askerî uzmanlık alanı hâline geliyor
Reformun en önemli unsurlarından biri, piyade personeline ödenen ücretlerin kayda değer ölçüde artırılmasıdır. Savunma Bakanlığına göre piyade personeline yapılan aylık ortalama ödeme yaklaşık 300 bin grivna, azami ödeme ise 460 bin grivnaya kadar ulaşabilecektir.
Bu düzenleme, muharebe sahasında en büyük riski üstlenen ve en ağır operasyonel yükü taşıyan unsurun piyade olduğunun devlet tarafından açık biçimde kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda Ukrayna, personel ihtiyacının en yoğun olduğu ve en yüksek risk taşıyan görevlerin daha güçlü mali teşviklerle desteklenmesini hedeflemektedir. Benzer uygulamalara, yüksek risk taşıyan veya ciddi personel açığının bulunduğu askerî görevlerde birçok ülkede de başvurulmaktadır.
Muharebe yükünün karşılığı olarak hizmet ertelemesi
Reformun bir diğer temel unsurunu, tamamlanan hizmet süresine bağlı olarak kazanılacak hizmet ertelemesi sistemi oluşturmaktadır. Bu modele göre, fiilen yerine getirilen muharebe hizmetinin kapsamı, sözleşme süresinin tamamlanmasının ardından hak kazanılacak garanti edilmiş dinlenme süresinin uzunluğunu doğrudan belirleyecektir.
Böylece devlet, ilk kez sistem düzeyinde, yalnızca askerlerin maruz kaldığı fiziksel yükün değil, özellikle uzun süre ön cephede görev yapan personelin karşı karşıya kaldığı psikolojik yükün de telafi edilmesi gereken bir unsur olduğunu kabul etmektedir.
Personel yönetiminde dijitalleşme
Reformun kamuoyunda en az dikkat çeken, ancak uzun vadede en önemli sonuçları doğurma potansiyeline sahip unsurlarından biri Mission Control sisteminin hayata geçirilmesidir. Savunma Bakanlığına göre sistem, her askerin görev yükünü ve muharebe mevzilerinde geçirdiği süreyi gerçek zamanlı olarak takip edecek, aynı zamanda muharebe tazminatlarının doğru biçimde hesaplanmasını güvence altına alacaktır.
Bu uygulama, modern dijital komuta sistemlerinin artık yalnızca silah sistemleri ve askerî teçhizatın yönetiminde değil, personel kaynaklarının planlanması ve yönetiminde de etkin biçimde kullanılacağını göstermektedir. Sistemin tam anlamıyla uygulanması hâlinde birlikler arasındaki dengesiz görev yükünün azaltılması ve muharebe tazminatlarının hesaplanmasında daha yüksek düzeyde şeffaflığın sağlanması mümkün olabilecektir.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında reform, Savunma Bakanlığının silahlı kuvvetlerde komuta ve idari süreçlerin uzun vadeli dijitalleşmesine yönelik çalışmalarında yeni bir aşamayı temsil etmektedir.
Silahlı kuvvetlerde personel yönetimine daha esnek bir yaklaşım
Reformun önemli unsurlarından biri, Armija+ uygulaması üzerinden aynı kolordu bünyesindeki birlikler arasında personel nakillerinin otomatik hâle getirilmesidir. Savunma Bakanlığına göre personel kayıplarının tamamı askerlerin görevlerine devam etmek istememesinden kaynaklanmamaktadır. Aksine, bu kayıpların önemli bir bölümü bazı birliklerde yaşanan yapısal sorunlardan ve personelin görev yerini değiştirmesine imkân tanıyan işlevsel bir mekanizmanın bulunmamasından ileri gelmektedir.
Yeni uygulama sayesinde askerler, silahlı kuvvetlerden ayrılmadan kendi niteliklerine ve görev koşullarına daha uygun birliklere geçiş yapma imkânına kavuşacaktır.
İzinsiz birlikten ayrılmaya yönelik yeni yaklaşım
Reformun dikkat çeken bir diğer unsuru, birliklerini izinsiz terk eden askerlerin yeniden en etkin muharip birliklere kazandırılmasını amaçlayan sadeleştirilmiş bir uygulamanın yürürlüğe konulmasıdır.
Bu yaklaşım, Savunma Bakanlığının izinsiz birlikten ayrılma vakalarını yalnızca disiplin sorunu olarak değil, aynı zamanda personel yönetimi ile ordunun genel muharebe kabiliyetinin korunmasını doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Uluslararası personel temini stratejik bir araç olarak değerlendiriliyor
Reformun en fazla tartışılan başlıklarından biri, yabancı ülke vatandaşlarının Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin muharip birliklerinde görev almak üzere istihdam edilmesidir. Hedef, uzun vadede taarruz birlikleri ile piyade kadrolarının yüzde 30 ila yüzde 50’sinin yabancı gönüllüler tarafından doldurulmasını sağlamaktır.
Bu hedefin ne ölçüde gerçekleştirilebileceğini bugünden değerlendirmek güçtür. Bununla birlikte söz konusu hedef, Ukrayna yönetiminin uluslararası personel teminini ülkenin savunma kapasitesini uzun vadede güçlendirmeye yönelik stratejik araçlardan biri olarak gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
Bu çerçevede yabancı askerler ve aileleri için daha açık kuralların oluşturulması, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve Ukrayna vatandaşlığına başvuru imkânının tanınması yerinde bir adım olacaktır. Nitekim bu konu İnformNapalm tarafından yayımlanan ayrı bir analizde daha ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.
Savaş gazileri için en çok beklenen karar
Reform paketinin hem Ukrayna Silahlı Kuvvetleri hem de toplum açısından en önemli unsurlarından biri, en uzun süre görev yapan ve en kapsamlı muharebe deneyimine sahip askerlerin kademeli olarak terhis edilmesine yönelik hazırlıkların başlatılacağının açıklanmasıdır.
Terhis konusu, yıllardır Ukrayna Silahlı Kuvvetleri personeli arasında en fazla tartışılan ve çözüm bekleyen meselelerden biri olmuştur. Savunma yönetimi, ilk kez bu konuda bir çözüm hazırlanmasına yönelik çalışmaların resmen başlatıldığını duyurmuştur.
Sonuç
Açıklanan reform paketi, sözleşmeli askerlik sistemine ilişkin bir düzenlemenin çok ötesinde, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin personel yönetimi anlayışını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir reform niteliği taşımaktadır.
Özünde bu reform, Rusya’nın geniş çaplı işgalinin dördüncü yılında Ukrayna’nın karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunlardan birine çözüm üretmeyi hedeflemektedir. Amaç, personeli uzun süre boyunca sürdürülemez bir yük altında bırakmadan silahlı kuvvetlerin operasyonel etkinliğini koruyabilecek daha sürdürülebilir bir personel sistemi oluşturmaktır.
Önerilen model şu temel ilkelere dayanmaktadır:
- Personel eksikliklerinin yalnızca seferberlikle giderilmesi yerine teknolojinin daha etkin kullanılması
- Askerler için daha öngörülebilir bir hizmet sisteminin oluşturulması
- En yüksek risk taşıyan görevler için daha yüksek mali hakların sağlanması
- İdari bürokrasi yerine dijital takip ve şeffaflığın esas alınması
- Daha esnek bir personel politikasının uygulanması
- En ağır yükü üstlenen personel grupları için terhis sürecine kademeli bir çözüm geliştirilmesi
Savunma Bakanlığı, açıklanan kararların reform sürecinin yalnızca ilk aşamasını oluşturduğunu vurgulamaktadır. Bir sonraki aşamada personel temini ve seferberlik sistemine yönelik reformların hayata geçirilmesi planlanmaktadır.
Ancak reformun mevcut sistemde sınırlı bir iyileştirme mi sağlayacağı, yoksa Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin personel yönetiminde köklü bir dönüşüme mi yol açacağı ancak bu aşamadan sonra netlik kazanacaktır.
Analiz, İnformNapalm‘ın kurucusu Roman Burko tarafından hazırlanmıştır.
İnformNapalm’dan diğer makaleleri okuyun
- Rusya’nın Starlink muadili Gonets’e CYBINT operasyonu
- Ukrayna, Rusya’nın emperyalist paradigmasını içeriden nasıl zayıflatabilir
- İnformNapalm, Rusya’ya karşı yürüttüğü istihbarat faaliyetlerinde on ikinci yılını tamamlıyor
Kaynağa link atarak paylaşırsanız seviniriz! Creative Commons – Attribution 4.0 International – CC BY 4.0. Facebook, Twitter ve Telegram’da İnformNapalm’ın sayfalarını takip edin.
İnformNapalm’ın herhangi bir hükümetten veya sponsordan mali desteği yoktur. Tek sponsorumuz bireysel gönüllüler ve okuyuculardır. Ayrıca BuyMeACoffee aracılığıyla aylık mini bağışlar yaparak İnformNapalm’ı destekleyebilirsiniz.








