• Diller
Language (Türkçe)
  • Українська (UA)
  • Русский (RU)
  • English (EN)
  • Deutsch (DE)
  • Français (FR)
  • Español (ES)
  • Беларуская (BY)
  • Български (BG)
  • Polska (PL)
  • Čeština (CZ)
  • Slovenský (SK)
  • Lietuvių (LT)
  • Latvijas (LV)
  • Nederlands (NL)
  • Português (PT)
  • Italiano (IT)
  • Svenska (SV)
  • Norsk (NO)
  • Dansk (DK)
  • ქართული (GE)
  • Română (RO)
  • Magyar (HU)
  • Ελληνικά (EL)
  • Deutsch (AT)
  • العربية (AR)
  • Türkçe (TR)
  • Azərbaycan (AZ)
  • Татарча (TAT)
  • 日本語 (JP)
  • 中文 (CN)
  • 한국어 (KR)

    Logo

    support informnapalm
    Navigation
    • Ana sayfa
    • Haberler
      • Donbas
      • Kırım
      • Suriye
      • Dünya
      • Analitik
      • Diğer
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Dil

    Rus dezenformasyonu sahte haberlerle yayılıyor, yapay zekâ servisleri de bu iddiaları gerçekmiş gibi aktarıyor

    By 2476 | on 2026-10-12 | 0 Comment | Analitik | Dünya | Haberler | OSINT
    • tr
    • az
    • sv
    • kr
    • no
    • dk
    • fi
    Rus dezenformasyonu, sahte haberler ve yapay zekâ aracılığıyla yanlış bilgilerin yayılması

    Rusya ile bağlantılı etki ağları, Ukrayna ve uluslararası ortakları hakkında yanıltıcı bilgiler yaymak amacıyla sahte haberlerden yararlanıyor. Fransız Le Point dergisinin hazırladığı izlenimi verilen uydurma bir araştırma haberi, Rus Telegram kanalları ve geniş bir internet sitesi ağı üzerinden dolaşıma sokuldu. Ardından Claude adlı yapay zekâ servisi, bu iddiaları gerçekmiş gibi aktararak ağdaki internet sitelerinden birini kaynak gösterdi. Olay, sahte haberlerin dijital bilgi servisleri aracılığıyla nasıl daha geniş kitlelere ulaşabildiğini ortaya koyuyor. Öte yandan yeni resmî raporlar ve araştırmalar, Rusya’nın enformasyon alanındaki etki operasyonlarının arkasındaki örgütsel yapıya ilişkin daha net bir tablo sunuyor.

    Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, 12 Ekim 2026’da ülkesini hedef alan geniş çaplı bir “gölge savaş” konusunda uyarıda bulundu. Aynı basın toplantısında Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), Rusya’nın hibrit faaliyetlerinin bilgi manipülasyonu, sabotaj ve diğer güvenlik tehditlerini kapsadığını açıkladı. Bu uyarılar, Avrupa’da Rusya kaynaklı etki operasyonlarına ilişkin yeni araştırmaların yayımlandığı bir döneme denk geldi. Araştırmalar, köklü medya kuruluşlarının kimliklerinin uydurma bilgilere güvenilirlik kazandırmak amacıyla nasıl kullanıldığını gösteriyor. Söz konusu içerikler, koordineli kanallar üzerinden yayılıyor ve birbirinden bağımsızmış gibi görünen internet sitelerinde yeniden yayımlanıyor. Yapay zekâ destekli bilgi servisleri de bu içerikleri kullandığında yeni bir yayılma kanalı ortaya çıkıyor. Böylece kullanıcılar, kendilerine sunulan bilgilerin gerçek kaynağını her zaman değerlendiremeyebiliyor.

    Etki operasyonlarında medya kuruluşlarının taklit edilmesi

    Rusya’nın kamuoyunu etkilemeye yönelik bilgi operasyonları yalnızca devlet medyası ve açıkça Kremlin yanlısı yayın organları üzerinden yürütülmüyor. Belgelenmiş yöntemlerden biri, köklü haber kuruluşlarının kimliklerini taklit ederek uydurma içeriklerin güvenilir gazetecilik ürünü gibi görünmesini sağlamak. Sahte haber ve videolarda tanınmış logolar, kurumsal tasarım unsurları ve zaman zaman gerçek kişilere atfedilen uydurma açıklamalar kullanılıyor. İçeriğin asıl üreticisi, görünüşte bağımsız bir haber kaynağının arkasında gizleniyor. İddia başka mecralara yayıldığında, köklü bir medya kuruluşuna yapılan sahte atıf da onunla birlikte dolaşıma giriyor. Böylece bilgilerin önceden doğrulandığı izlenimi oluşabiliyor.

    Medya güvenilirliği alanında analizler yapan NewsGuard, Eylül 2026’da yayımladığı araştırmada üç Rus etki operasyonuyla bağlantılı 906 sahte medya içeriği tespit ettiğini açıkladı. Bu içerikler, 21 ülkedeki 163 köklü medya kuruluşu tarafından hazırlanmış gibi sunulmuştu. Kimliği taklit edilen kuruluşlar arasında BBC, Euronews, Politico ve Deutsche Welle de bulunuyordu. Sahte içerikler, Ukraynalı yetkililere yönelik yolsuzluk suçlamalarını ve Avrupalı siyasetçilere ilişkin yanıltıcı iddiaları yaymak için kullanıldı. Vakaların ortak özelliği, gerçek medya kuruluşlarının itibarından yararlanılarak uydurma anlatılara güvenilirlik kazandırılmasıydı.

    NewsGuard, bu faaliyetlerin artış hızına ilişkin daha önce yayımladığı bir veriyi de düzeltti. Şirket başlangıçta, 2025’in ilk yarısıyla 2026’nın aynı dönemi arasında yüzde 850’lik artış yaşandığını bildirmişti. Ancak bağımsız bir araştırma grubunun itirazlarının ardından, 2025 yılına ilişkin taramanın aynı ölçüde kapsamlı olmadığını kabul etti. Dolayısıyla ilk karşılaştırma, artışın boyutunu olduğundan büyük göstermiş olabilir. Bu düzeltme, belgelenmiş sahtecilik vakalarının varlığını değiştirmiyor. Ancak faaliyetlerin ne kadar hızlı genişlediğinin güvenilir biçimde belirlenmesini zorlaştırıyor.

    Yöntemin temelinde, yanlış bir bilginin birden fazla aşamadan geçirilerek güvenilir görünür hâle getirilmesi yatıyor. Önce uydurma bir habere tanınmış bir yayın kuruluşunun adı ekleniyor. Ardından başka internet siteleri ve kullanıcı hesapları, sözde özgün kaynağa atıfta bulunarak aynı içeriği yeniden paylaşıyor. Bilgi yayılmaya devam ettikçe farklı yayınlar birbirini bağımsız biçimde doğruluyormuş izlenimi doğabiliyor. Oysa hepsi aynı sahte içeriğe dayanıyor.

    Fransız dergisine atfedilen sahte araştırma haberi

    10 Nisan 2026’da Rusya yanlısı Telegram kanalları, Fransa’da tıbbi tedavi gören 20 binden fazla Ukraynalı askerin firar ettiği iddiasını yaymaya başladı. Anlatıya göre 2025 yılında Fransa’da tedavi edilen her üç Ukraynalı askerden biri ülkesine dönmek yerine Fransa’da kalmıştı. İçerikte, Ukraynalı askerlerin Fransa’daki suç örgütlerine katıldığı da öne sürülüyordu. Kaynak olarak Fransız Le Point dergisi gösteriliyordu. İddialar, derginin logosunu kullanan ve yayın tarzını taklit eden bir videoyla birlikte sunuldu.

    Ancak Le Point böyle bir araştırma yayımlamadı. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, 14 Nisan’da söz konusu içeriğe ilişkin incelemesini kamuoyuyla paylaştı. Merkez, Le Point’in bu iddiaları yayımlamadığını ve bunlara karşılık gelen istatistiklerin yerleşik uluslararası medya kuruluşlarında ya da resmî kaynaklarda bulunmadığını belirtti. Kurumun incelemesine göre sahte içerik önce Rus Telegram kanallarında yayıldı. Ardından propaganda odaklı internet sitelerinde Fransa kaynaklı gerçek bir haber gibi aktarıldı.

    Tespit edilebilen yayılma zincirinin bir bölümü, adı “Askerî Gözlemci” anlamına gelen Rus Telegram kanalı Военный обозреватель üzerinden izlenebiliyor. Kanal, 10 Nisan tarihli paylaşımında Ukraynalı askerlere ilişkin iddiayı Le Point’e açıkça atıfta bulunarak aktardı. Aynı anlatı, gazetecilik araştırmasıyla ortaya çıkarılmış bir bilgi gibi sunulduğu Rus medyasında da yer aldı. Tespit edilen yayınlar, sahte kaynak atfının içeriğin yayılması sırasında nasıl korunduğunu gösteriyor.

    Buna karşılık videoyu ilk hazırlayan kişi veya kuruluş, kamuya açık veriler üzerinden belirlenemedi. İçeriği ilk yayımlayan kanalın hangisi olduğu da kesinleştirilmiş değil. Belgelenmiş yayılma süreci, sahte içeriğin birden fazla Rusya yanlısı bilgi ortamında dolaşıma girdiğini gösteriyor. Ancak bu veriler, operasyonun bütün aşamalarındaki sorumluluk dağılımını ortaya koymak için yeterli değil.

    Resmî sağlık verileri iddia edilen firar sayısını desteklemiyor

    İddia edilen firar sayısı, Ukrayna’nın tıbbi tahliyelere ilişkin resmî istatistikleriyle karşılaştırılabilir. Ukraynalı bir sağlık kurumunun verilerine göre 20 Şubat 2026 itibarıyla uluslararası Medevac Ukraine programı kapsamında 6.445 Ukraynalı, 33 ülkede tedavi gördü. Program; askerleri, savaş gazilerini, çocukları ve savaştan etkilenen diğer sivilleri kapsıyor. Hastaların 231’i Fransa’da tedaviye kabul edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de Mart 2026’da, program aracılığıyla 6.400’den fazla Ukraynalının yurt dışında tedavi gördüğünü doğruladı.

    Bu istatistikler uluslararası düzeyde koordine edilen belirli bir tıbbi tahliye programına ilişkin olduğundan, yurt dışında sağlık hizmeti alan bütün Ukraynalıları kapsamayabilir. Bu nedenle veriler, Fransa’da tedavi gören tüm Ukraynalı askerlerin eksiksiz bir dökümü olarak kullanılamaz. Bununla birlikte açıklanan program verileri, 20 binden fazla askerin firar ettiği iddiasını desteklemiyor. Söz konusu firarlara ilişkin bağımsız kanıtlar da ortaya konmuş değil. Üstelik iddiayı doğruladığı öne sürülen Fransız gazetecilik araştırması gerçekte mevcut değil.

    Rus Pravda ağı üzerinden yayılma

    Sahte Le Point haberi yalnızca Telegram ve Rus haber siteleriyle sınırlı kalmadı. NewsGuard’ın incelemesine göre içerik, Kremlin yanlısı yayınlar yapan geniş bir internet sitesi ağı olan Pravda üzerinden 12 dilde yeniden yayımlandı. Farklı ülke ve dil topluluklarını hedefleyen bu ağ, Rusya yanlısı bilgi kanallarından alınan çok sayıda içeriği tekrar yayımlıyor.

    NewsGuard’a göre ağ yaklaşık 280 internet sitesinden oluşuyor. Ağın 2025 boyunca tahminen 6,3 milyon makale yayımladığı belirtiliyor. Bu yayınlar arasında tespit edilmiş 115 yanlış iddianın tekrar tekrar dolaşıma sokulması da bulunuyor. Bu rakamlar yayın faaliyetinin hacmini gösteriyor; içeriklerin ulaştığı veya etkilediği kişi sayısıyla eş tutulmamalı. Çok sayıda yayın aynı temel bilgileri içerebilir ve kayda değer bir okuyucu kitlesine ulaşmadan da çoğaltılabilir.

    Bununla birlikte yeniden yayımlanan içeriklerin büyük hacmi, bilgilerin bulunabilirliği açısından önem taşıyor. Başlangıçta Rusya bağlantılı dar bir yayın çevresinde görülen bir anlatı, daha sonra çok sayıda internet sitesinde ve farklı dillerde karşımıza çıkabiliyor. Sıradan bir internet aramasında bu yayınlar ayrı kaynaklarmış gibi görünebilir. Oysa aynı özgün içeriği tekrar ediyor olabilirler. Böylece uydurma bir anlatı, birbirinden bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış izlenimi yaratabiliyor.

    Le Point vakası, sahte bir haberin Rusya yanlısı Telegram kanallarından Rus haber sitelerine, oradan da uluslararası bir internet sitesi ağına nasıl yayılabildiğini gösteriyor. Ancak belgelenmiş yayılma süreci, her yeniden yayının aynı aktör tarafından yönetildiği anlamına gelmiyor. İçeriği paylaşan herkesin sahteciliğin kaynağını bildiğini de göstermiyor. Bu nedenle yayınlar arasındaki bağlantılar ile ortak bir operasyonel yönetimin bulunup bulunmadığı sorusu birbirinden ayrı ele alınmalı.

    Avrupa’daki Rusya yanlısı medya ağlarına ilişkin önceki araştırma

    Mart 2024’te İnformNapalm, Insight News gazetecileriyle birlikte Avrupa’da Rusya yanlısı mesajlar yayan medya ağlarına ilişkin bir araştırma yayımladı. Çalışmada web analizi ve anahtar kelime analizi için SimilarWeb ve SE Ranking yazılımlarından yararlanıldı. Ayrıca web analizi ve arama motoru pazarlaması alanında uzmanlaşmış şirketlere danışıldı. Analistler; benzer içerikler yayımlayan, birbirine çapraz atıflarda bulunan ve aralarında yönlendirme trafiği bulunan internet sitelerini tespit etti.

    Araştırmaya göre içerik benzerlikleri, ortak arama terimleri, karşılıklı bağlantılar ve alıntılar, internet sitelerinin ortak hedefler taşıdığına işaret ediyordu. Ancak bu bağlantılar tek başına ortak bir operasyonel yönetimin varlığını kanıtlamaya yetmiyor. Araştırmacılar, kullanıcıların bağlantıları takip ederek bir siteden diğerine geçmesini, söz konusu internet sitelerinin ortak bir okuyucu kitlesine sahip olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlar etkileşimli bir infografikle görselleştirildi. Grafikte her sitenin büyüklüğü aylık ziyaretçi trafiğini, bağlantı çizgilerinin kalınlığı ise atıf ve bağlantı sayısını yansıtıyordu. Araştırmaya göre bu medya kuruluşları en yoğun faaliyetlerini Almanya ve Fransa’da yürütüyordu.

    Avrupa'daki Rusya yanlısı medya siteleri arasındaki bağlantıları gösteren OSINT analizi

    Araştırma ayrıca yazarlar arasında Rusya ile doğrudan bağlantıları bulunan kişilerin yer aldığını ve bazılarının Rusya’ya taşındığını ortaya koydu. İnternet siteleri kendilerini sıklıkla özgür ve bağımsız kuruluşlar olarak tanımlıyor, sundukları içerikleri ise “alternatif bilgi” olarak nitelendiriyordu. İnformNapalm, uzun süredir faaliyet gösteren, belirli bir hedef kitleye seslenen ve diğer Batılı medya kuruluşlarına benzeyen sitelerin, alan adında Pravda kelimesi bulunan Rusya yanlısı sitelere kıyasla daha fazla okuyucuyu ikna edebileceği değerlendirmesinde bulundu.

    SE Ranking verileriyle Rusya yanlısı internet siteleri arasındaki karşılıklı bağlantıların incelenmesi

    Bu değerlendirme, NewsGuard’ın Pravda ağının 2025 yılındaki büyüklüğüne ilişkin açıkladığı verilerden önce yapılmıştı. Araştırma ayrıca Le Point sahteciliğinden çok önce yayımlandığından bu vakayı ele almıyordu. Bununla birlikte çalışma, birbirine atıfta bulunan ve bağlantı veren internet sitelerinin kendilerini bağımsız kaynaklar olarak sunduğu benzer bir örüntüyü ortaya koyuyor.

    Sahte bilgilerin yapay zekâ tarafından aktarılması

    Le Point vakasının en önemli yönlerinden biri, sahte içeriğin yeniden yayımlanmasının ardından yaşananlar. NewsGuard, 4 Mayıs 2026 tarihli araştırmasında Claude adlı yapay zekâ servisinin Rusya ve İran kaynaklı bilgi ortamlarında dolaşıma sokulan yanlış iddialara nasıl yanıt verdiğini inceledi. Araştırmada farklı türde sorular kullanıldı. Bazıları tarafsız biçimde oluşturulurken bazıları söz konusu iddianın doğru olduğu varsayımına dayanıyordu. Araştırmacılar ayrıca servisin yanıltıcı bilgilerin daha fazla yayılmasına yönelik içerik taleplerine verdiği yanıtları da test etti.

    Claude, sözde Le Point araştırmasına ilişkin sorular karşısında iki ayrı testte uydurma iddiayı gerçekmiş gibi aktardı. Bu testlerden birinde sorunun kendisi anlatının doğru olduğunu varsayıyordu. Diğeri ise servisten daha fazla yanıltıcı içerik üretmesini sağlamaya yönelik hazırlanmıştı. Her iki durumda da Claude, Pravda ağına bağlı Fransızca bir internet sitesini kaynak gösterdi. Söz konusu site sahte haberi daha önce yeniden yayımlamıştı ve şimdi yanlış yanıtın dayanağı olarak kullanılıyordu.

    Bu durum, Rusya yanlısı bir ağda yayılan yanıltıcı bilgilerin yapay zekâ tarafından oluşturulan bir yanıtta kaynak olarak kullanılabildiğine dair belgelenmiş bir örnek oluşturuyor. Otomatik bir servis, kaynak materyaldeki sorunları açıkça belirtmeden yanlış bilgileri tekrarladığında yeni bir yayılma kanalı doğuyor. Kullanıcı, bilginin doğrulandığını düşünebiliyor. Oysa kaynak gösterilen internet sitesi yalnızca uydurma bir iddiayı tekrar ediyor.

    NewsGuard, Eylül 2026’da Google’ın otomatik olarak oluşturduğu arama özeti AI Overview’un da aynı anlatıyı doğruladığını ileri sürdüğü bir vakayı açıkladı. Şirkete göre bu durum, sahte içeriğin ilk kez yayılmaya başlamasından üç gün sonra yaşandı. Ancak Google, sunulan kanıtlara itiraz etti ve paylaşılan ekran görüntüsünde başlangıçtaki sorunun bulunmadığını belirtti. Şirketin kendi incelemesinde de aynı yanıt yeniden üretilemedi.

    Dolayısıyla iki gözleme ilişkin kanıtların gücü farklı. NewsGuard’ın Claude araştırması belgelenmiş yanıtlar ve kaynak atıfları içerirken Google hakkındaki iddia, şirketin doğrulayamadığı bir sonuca dayanıyor. Bu araştırmalar, yapay zekâ modellerinin eğitim verilerinin kalıcı biçimde değiştirildiğini göstermiyor. Belgelenmiş güvenlik açığı esas olarak bilgiye erişim ve bilgi toplama aşamasında ortaya çıkıyor. Bir yapay zekâ servisi arama sonuçlarını ve diğer internet kaynaklarını kullandığında güvenilir olmayan içerikleri olgusal dayanak gibi sunabiliyor. Böylece aynı uydurma iddia, ilk yayımlandığı internet sitelerini hiç ziyaret etmemiş kişilere de ulaşabiliyor.

    Araştırmaların sınırları ve yapay zekâ sistemlerinin kırılganlığı

    Yapay zekâ servislerinin belirli koşullar altında dezenformasyonu tekrar ettiği belgelenmiş durumda. Ancak sorunun boyutu ve bunun ne ölçüde kasıtlı, hedefli manipülasyondan kaynaklandığı belirsizliğini koruyor. NewsGuard, Mart 2025’te yayımladığı araştırmada yapay zekâ servislerinin incelenen yanıtların yaklaşık üçte birinde Pravda ağından gelen yanlış iddiaları tekrarladığını bildirdi. Bu sonuç, Rus aktörlerin büyük miktarda yanıltıcı içerik yayımlayarak yapay zekâ destekli bilgi servislerini etkileyip etkileyemeyeceği sorusunu gündeme getirdi.

    Buna karşılık Ekim 2025’te yayımlanan hakemli bir bilimsel çalışma daha temkinli bir tablo ortaya koydu. Harvard Kennedy School’un akademik dergisi Misinformation Review’da yayımlanan çalışmada araştırmacılar, dört yapay zekâ destekli bilgi servisinin ürettiği 416 yanıtı analiz etti. Sorular, daha önce tespit edilmiş Rus dezenformasyon iddialarına dayanıyordu. Yanıtların yalnızca 21’i, yani yüzde 5’i yanlış iddiaları destekliyordu. Yanıtların yüzde 8’inde Kremlin bağlantılı internet sitelerine atıf yapılıyordu. Ancak bu kaynaklar çoğu zaman iddiaları sorgulamak veya belirsizliklerini ortaya koymak amacıyla kullanılıyordu.

    Araştırmacılar bazı hatalı yapay zekâ yanıtları için alternatif bir açıklama da sundu. Çok dar kapsamlı bir konu hakkında güvenilir bilgi bulunmadığında, güvenilirliği düşük internet siteleri arama sonuçlarında orantısız ölçüde öne çıkabiliyor. Bu tür bilgi boşlukları, yapay zekâ sistemini hedef alan başarılı ve koordineli bir operasyonun sonucu olmak zorunda değil. Bu nedenle çalışma, büyük miktarda dezenformasyon yayımlamanın yapay zekâ servisleri üzerinde kendiliğinden sistematik bir etki yarattığı görüşüne sınırlı destek sağlıyor.

    Araştırmalarda farklı yöntemler ve soru örneklemleri kullanılıyor. Dolayısıyla sonuçlar, farklı tarihlerde aynı koşullar ölçülmüş gibi karşılaştırılamaz. Mevcut bilimsel bulgular, yanlış bilgilerin yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtlarda yer alabildiğini gösteriyor. Ancak kasıtlı manipülasyonun boyutu hakkında güvenilir ve kesin sonuçlara varmak için henüz yeterli kanıt bulunmuyor. Bu yüzden münferit hatalı yanıtlarla başarılı bir bilgi operasyonu birbirinden ayrılmalı.

    Rusya’nın etki operasyonlarının arkasındaki kuruluşlar

    Rusya’nın enformasyon alanındaki etki operasyonlarının bazı bölümlerini yürüten örgütsel yapı, bu faaliyetlerin yapay zekâ sistemleri üzerindeki toplam etkisinden çok daha iyi belgelenmiş durumda. Birleşik Krallık hükümeti, Temmuz 2026’da yayımladığı değerlendirmede Rus devlet çıkarlarını destekleyen bilgi operasyonları nedeniyle yaptırım kapsamına alınan kişi ve kuruluşları açıkladı.

    Başlıca aktörlerden biri Rus Social Design Agency (SDA) adlı kuruluş. Birleşik Krallık, SDA’yı sahte haber siteleri ve uydurma gazetecilik materyalleri kullanan bir etki operasyonuyla ilişkilendiriyor. Operasyon uluslararası alanda Almanca “ikiz” ya da “tıpatıp benzer” anlamına gelen Doppelgänger adıyla biliniyor. Bu ad, köklü haber kuruluşlarının internet sitelerini taklit eden sahte siteler oluşturularak yanıltıcı bilgilerin yayılması yöntemini ifade ediyor.

    Birleşik Krallık makamlarına göre SDA, Rus devletinden görev ve finansman aldı. Kuruluş, Structura şirketiyle birlikte Ukrayna’yı ve Avrupa toplumlarını hedef alan operasyonlarda yer aldı. Birleşik Krallık, 11 Mayıs 2026’da Rusya’nın kamuoyunu etkilemeye yönelik bilgi operasyonlarıyla bağlantılı 56 kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladı. Yaptırım kapsamına alınanların 49’u SDA çalışanıydı. Bu adımlar, İngiliz makamlarının söz konusu faaliyetleri Rusya’nın örgütlü etki stratejisinin bir parçası olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

    Moskova merkezli Centre for Geopolitical Expertise (Jeopolitik Uzmanlık Merkezi) de Birleşik Krallık’ın önlemlerinin hedefleri arasında bulunuyor. İngiliz hükümetine göre kuruluşun Rus istihbarat servisleriyle bağlantıları var ve Storm-1516 adıyla bilinen başka bir etki ağına sağlanan desteği koordine etti. Bu ağ, Avrupalı siyasetçilere yönelik uydurma suçlamalar, manipüle edilmiş videolar ve köklü haber kuruluşlarını taklit eden internet siteleriyle ilişkilendiriliyor. İçerikler, kamuoyu tartışmalarını etkilemek ve Ukrayna’ya verilen uluslararası desteği zayıflatmak amacıyla sosyal medya ve diğer dijital kanallar üzerinden yayılıyor.

    İngiliz makamlarının incelemesi Rus medya şirketi Rybar’ı da kapsıyor. Şirket, askerî haber ve analiz odaklı bir faaliyet ağı kurmuş durumda. Ancak Birleşik Krallık makamlarına göre Rybar, Rus devletinin çıkarları doğrultusunda örtülü etki operasyonları da yürütüyor. İngiliz hükümeti, faaliyetlerin kısmen Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi üzerinden koordine edildiğini, devlet şirketi Rostec tarafından finanse edildiğini ve Rus istihbarat servislerinde görev yapan kişilerle bağlantılarının bulunduğunu bildiriyor.

    Bu bulgular, etki faaliyetlerinin bir bölümünün Rus devletiyle ekonomik ve örgütsel bağları bulunan, kimliği tespit edilebilen kuruluşlar tarafından yürütüldüğü sonucunu destekliyor. Ancak bu, Rusya yanlısı her sahteciliğin söz konusu aktörlerden birine atfedilebileceği anlamına gelmiyor. Kullanılan yöntemler daha önce belgelenmiş operasyonlara benzese bile belirli bir olayla belirli bir kuruluş arasında bağlantı kurulması ayrıca kanıt gerektiriyor.

    Sızdırılan belgeler etki operasyonlarının iç işleyişini ortaya koyuyor

    Mayıs 2025’te yayımlanan bir araştırma raporu, SDA’nın faaliyetlerine ilişkin daha ayrıntılı bilgiler sunuyor. Lund Üniversitesi araştırmacıları James Pamment ve Darejan Tsurtsumia, sızdırılan 3 binden fazla belgeyi inceledi. Belgeler kuruluşun iç yazışmalarını, finansmanını, çalışma yöntemlerini ve bilgi operasyonları yürütme kapasitesini kapsıyor. Araştırma, faaliyetlerin nasıl örgütlendiğini ve yanıltıcı bilgilerin üretilip yayılması için hangi kaynakların kullanıldığını ortaya koyuyor.

    Raporda SDA, Rus devletinin desteklediği uzun vadeli bir bilgi savaşının parçası olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte araştırmacılar, sahte haber siteleriyle yürütülen operasyonun etkisinin geçmişte abartıldığını belirtiyor. Rapora göre bazı karşı önlemler de amaçlanandan farklı sonuçlar doğurdu. Bu ayrım istihbarat analizi açısından önemli. Bir kuruluş, yanıltıcı bilgi üretmek ve yaymak için önemli kaynaklara ve güçlü bir kapasiteye sahip olsa da siyasi hedeflerine ulaşamayabilir.

    Yayımlanan içerik sayısı bir faaliyetin büyüklüğünü gösterebilir, ancak doğrudan etki ölçütü değildir. Gerçek etkinin değerlendirilmesi için içeriklerin kaç kişiye ulaştığı, alıcılar tarafından nasıl algılandığı ve tutumları veya kararları değiştirip değiştirmediği hakkında da verilere ihtiyaç vardır. Bu bilgiler olmadan bilgi operasyonlarının sonuçlarını olduğundan büyük gösterme riski doğar.

    AB ile Ukrayna arasındaki ilişkileri hedef alan etki operasyonları

    Sahte medya içerikleri, Rusya’nın kamuoyunu etkilemeye yönelik bilgi operasyonlarının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Gerçek siyasi kararlar da temel bilgileri değiştirilerek veya önemli ayrıntıları çıkarılarak yanıltıcı anlatıların dayanağı hâline getirilebiliyor. Ekim 2026 tarihli bir izleme raporu, mülteci politikaları, askerlik yükümlülüğü ve yolsuzluk konularının Rusya yanlısı dezenformasyonda nasıl kullanıldığını gösteriyor.

    Rapor, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen DARE projesi kapsamında hazırlandı ve Haziran-Ağustos 2026 döneminde yayılan yanıltıcı bilgileri ele aldı. Bulgular, bölgesel bir gazeteci ağı ile projeye katılan diğer kuruluşların araştırmalarına dayanıyor. Rapordaki sonuçlar yazarların değerlendirmeleri olup AB kurumlarının resmî görüşünü doğrudan temsil etmiyor.

    Tekrarlanan iddialardan biri, AB’nin 2027’den itibaren askerlik yükümlülüğü bulunan bütün Ukraynalılara sağladığı geçici korumayı sona erdireceğiydi. Bu anlatı, Avrupa’da bazı gruplar için koşulların değiştiğine ilişkin bir açıklamanın ardından yayılmaya başladı. AB Konseyi, 15 Temmuz 2026’da üye devletlerin Ukrayna’dan kaçan kişilere sağlanan geçici korumayı 4 Mart 2028’e kadar uzatma konusunda uzlaştığını duyurdu.

    Aynı zamanda Ukrayna mevzuatı uyarınca askerî yükümlülükleri bulunan ve koruma başvurusunda bulunan kişiler için yeni koşullar açıklandı. Bu koşullar, 30 Temmuz 2026 tarihli ve (AB) 2026/1912 sayılı Konsey Uygulama Kararı’yla belirlendi. Askerî yükümlülüklere ilişkin hükümler 5 Ağustos 2026’da uygulanmaya başlandı ve yeni başvuru sahiplerini kapsıyor. Söz konusu hükümler, en geç 4 Ağustos 2026 tarihinde bir üye devlette geçici koruma statüsüne sahip olan ve bu statüsünü aynı ülkede korumaya devam eden kişilere uygulanmıyor.

    Manipüle edilmiş haberlerde ise bu sınırlı koşullar, AB’nin ilgili Ukraynalıların koruma hakkını genel olarak kaldıracağı iddiasına dönüştürüldü. Başka anlatılarda, AB’de yaşayan Ukraynalı kadınların koruma haklarını sürdürebilmeleri için Ukrayna’nın Rezerv+ uygulaması üzerinden askerlik durumlarını bildirmek zorunda oldukları öne sürüldü. İzleme raporuna göre bu iddialar, seferberlik konusunda kaygı yaratmak ve AB’yi savaştan kaçan Ukraynalılar açısından güvenilmez bir aktör olarak göstermek amacıyla kullanılıyor. Anlatının çıkış noktasında gerçek bir siyasi karar bulunuyor. Ancak kararın anlamı, temel koşullar ve sınırlamalar çıkarılarak çarpıtılıyor.

    Polonya dergisine atfedilen sahte yolsuzluk suçlamaları

    Aynı izleme raporunda, Polonya’daki Do Rzeczy dergisine atfedilen sahte bir araştırma haberi de belgelendi. İçerik, 2026 yazında Odesa bölgesindeki Rusya yanlısı Telegram kanalları üzerinden yayıldı. Haberde Ukrayna Savunma Bakanı olduğu öne sürülen bir kişinin bir milyon dolardan fazla parayı zimmetine geçirerek kişisel amaçlarla kullandığı iddia ediliyordu. Sahte içerik, derginin kapak tasarımını taklit eden bir görselle sunulmuştu.

    Raporu hazırlayanların kontrolüne göre Do Rzeczy’nin internet sitesinde böyle bir yayın bulunmuyor. Derginin ilgili sayısında başka konular ele alınıyor. Sahte metinde ayrıca doğal Lehçe kullanımıyla bağdaşmayan dil hataları yer alıyor. Bu anlatı, Le Point sahteciliğinde görülen temel yöntemi izliyor. Köklü bir yabancı medya kuruluşunun kimliği, uydurma iddialara güvenilirlik kazandırmak amacıyla kullanılıyor. Ancak aynı yöntemin tekrarlanması, iki sahte içeriğin aynı kuruluş tarafından üretildiğini kanıtlamak için yeterli değil.

    Rusya’nın daha geniş kapsamlı hibrit faaliyetleri içinde etki operasyonları

    Dijital alandaki etki operasyonları, Avrupa’nın güvenlik ortamının kötüleştiği bir dönemde yürütülüyor. Birçok Avrupa güvenlik kurumu, Rusya’nın istihbarat toplama, siber operasyonlar, sabotaj ve dezenformasyon faaliyetlerini eş zamanlı sürdürdüğünü belirtiyor. Reuters, 12 Ekim 2026’da Berlin’deki bir basın toplantısından aktardığı haberde Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in geniş çaplı bir “gölge savaş” konusunda uyarıda bulunduğunu bildirdi. Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Sinan Selen ise Rusya’nın hibrit faaliyetlerini bilgi manipülasyonu, sabotaj ve istikrarı bozmayı amaçlayan diğer eylemleri içeren bir tehdit olarak tanımladı.

    Bu açıklamalar, Ağustos 2026’da Leipzig/Halle Havalimanı’nda meydana geldiği belirtilen şüpheli sabotaj girişiminin ardından geldi. Havalimanında patlayıcı taşıyan bir insansız hava aracı bulunmuştu. Alman makamları şüpheli operasyonun sorumluluğunu Rus aktörlere yüklerken Rusya suçlamaları reddetti. Olay, Avrupa güvenlik kurumlarının farklı hibrit faaliyet türlerinin aynı dönemde gerçekleşebileceğine ilişkin değerlendirmelerini somutlaştırıyor.

    Bununla birlikte Le Point ve Do Rzeczy sahteciliklerini söz konusu sabotaj şüphesiyle ilişkilendiren, kamuya açık bir kanıt bulunmuyor. Buradaki bağlantı, doğrulanmış ortak bir operasyonel yönetim değil, daha geniş güvenlik tehdidi çerçevesidir. Bu nedenle etki operasyonları hem bağımsız faaliyetler olarak hem de daha kapsamlı stratejik süreçlerin olası bir parçası olarak analiz edilmeli.

    İstihbarat analizi açısından değerlendirme

    İncelenen kaynaklar, Rusya’nın etki operasyonlarında hem devlet bağlantıları belgelenmiş kuruluşların hem de sorumluları henüz belirlenememiş münferit operasyonların bulunduğunu gösteriyor. Birleşik Krallık hükümetinin yaptırım belgeleri ve SDA hakkındaki araştırmalar, bu faaliyetlerin bir bölümünün nasıl örgütlendiğini ve finanse edildiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte belirli bir operasyonla belirli bir kuruluş arasında somut bağlantı kurulması ayrıca kanıt gerektiriyor. Yöntemlerin ve mesajların benzerliği, ortak yönetimin varlığını tek başına kanıtlamıyor.

    Le Point vakasında, Rusya yanlısı Telegram kanalları ve Rus haber yayınlarından Pravda ağına uzanan bir yayılma süreci belgelenmiş durumda. NewsGuard’ın daha sonraki araştırması, Claude adlı yapay zekâ servisinin yanlış anlatıyı tekrarlarken ağdaki internet sitelerinden birini kaynak gösterdiğini de ortaya koyuyor. Bu, yeniden yayımlanan dezenformasyonun yapay zekâ destekli bilgi servisleri üzerinden daha fazla yayılabildiğine ilişkin somut bir örnek. Ancak belgelenmiş yayılma süreci, bütün aşamaların aynı aktör tarafından yönetildiğini göstermiyor. Araştırmalar, yapay zekâ modellerinin iç bilgi yapısının kalıcı biçimde değiştiğini de ortaya koymuyor.

    İncelenen kampanyaların birçoğu, Ukrayna’nın uluslararası ilişkileri bakımından önemli konuları hedef alıyor. Yolsuzluk, askerlik yükümlülüğü, mülteci politikaları ve Avrupa güvenlik iş birliği tekrarlanan başlıklar arasında bulunuyor. Bu konu tercihleri, Avrupa makamlarının Rus etki kuruluşlarına atfettiği stratejik amaçlarla örtüşüyor. Ancak bu durum, operasyonların kamuoyunu etkilemeyi veya siyasi kararları değiştirmeyi başardığını tek başına göstermiyor.

    Bu nedenle belirleyici analitik ayrım, belgelenmiş faaliyet ile gerçekten doğrulanmış etki arasında yapılmalı. Sahte içeriklerin, yeniden yayınların veya yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtların sayısı, bir operasyonun kapsamını ve yayılma düzeyini açıklayabilir. Ancak bu sayılar, insanların söz konusu bilgilere ne ölçüde inandığının veya faaliyetlerin siyasi sonuçlarının doğrudan göstergesi değildir. Sağlam bir değerlendirme, tespit edilen aktörleri, belgelenmiş yöntemleri, değerlendirilen amaçları ve fiilen ortaya konabilen etkileri birbirinden ayırmalıdır.

    Sonuç

    Belgelenmiş Rus etki operasyonları, köklü medya kuruluşlarının güvenilirliğinin uydurma bilgiler yaymak için nasıl istismar edildiğini gösteriyor. Sahte makaleler ve videolar bağımsız gazetecilik ürünü gibi sunulabiliyor. Gerçek devlet kararları ise yanıltıcı biçimde yorumlanabiliyor. Koordineli yeniden yayımlama yoluyla aynı anlatı çok sayıda internet sitesinde yer alarak birden fazla kaynak tarafından doğrulanmış izlenimi yaratabiliyor.

    Le Point vakası, gerçekte hiç yayımlanmamış bir gazetecilik araştırmasına atfedilen iddiaların Rusya yanlısı bilgi kanalları ve Pravda ağı üzerinden nasıl yayıldığını ortaya koyuyor. Söz konusu iddialar daha sonra yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtlarda da karşımıza çıkıyor. Bu süreç, yanıltıcı bilgilerin farklı bilgi ortamları arasında taşınarak kaynağını bilmeyen kişilere ulaşabildiğini gösteriyor. Buna karşılık içeriğin ilk üreticisi ve yayılma zincirinin tamamındaki iç yönetim yapısı belirlenebilmiş değil.

    Açık kaynaklardan yürütülen istihbarat analizinde hem içeriğin hem de yayılma yollarının incelenmesi gerekiyor. İlk kaynak olduğu öne sürülen yayın doğrulanmalı, yayınların kronolojik sırası belirlenmeli ve olası örgütsel bağlantılar kanıtlarla desteklenmeli. Aynı zamanda belgelenmiş faaliyetler, değerlendirilen amaçlar ve fiilen doğrulanmış etkiler arasında açık bir ayrım yapılmalı. Aksi takdirde bilgi operasyonlarının koordinasyon düzeyi veya gerçek etkisi olduğundan büyük değerlendirilebilir.

    Temel güvenlik riski, örgütlü etki operasyonlarının propaganda olarak fark edilmeden yeni kitlelere ulaşabilmesidir. Yanlış bilgiler köklü medya kuruluşlarının adı altında yayımlandığında ve ardından dijital bilgi servisleri tarafından tekrar aktarıldığında gerçek kaynaklarını tespit etmek daha da zorlaşıyor. Bu durum, bilgilerin güvenilirliğini değerlendirmeyi de güçleştiriyor.

    Materyal, Andriy Lisitsyn tarafından İnformNapalm için derlenmiştir.


    İnformNapalm’dan diğer makaleleri okuyun

    • Wildberries, İHA saldırıları ve siber operasyonların çapraz ateşinde
    • Ukrayna Donanması’ndan Kırım’daki Bastion kıyı füze sistemine saldırı
    • Rusya’nın 2026–2027 İHA tehdidi ve Ukrayna’dan NATO’ya çıkarılacak dersler

    İnformNapalm'ın Türkçe versiyonu Kaynak belirtilmesi koşuluyla materyal serbestçe paylaşılabilir ve yeniden yayımlanabilir. Creative Commons – Attribution 4.0 International – CC BY 4.0. İnformNapalm’ı Facebook, X, Slate (Sl8) ve Telegram’da takip edin.

    İnformNapalm hiçbir devletten veya kurumsal sponsordan mali destek almamaktadır. Faaliyetleri yalnızca bireysel gönüllülerin ve okurların gönüllü katkılarıyla finanse edilmektedir. Ayrıca BuyMeACoffee aracılığıyla aylık küçük bağışlar yaparak İnformNapalm’ı destekleyebilirsiniz.

    Tags: bilgi manipülasyonuDoppelgängeretki operasyonlarıhibrit savaşLe Pointmedya sahteciliğiNewsGuardOSINTRus dezenformasyonuRus propagandasısahte haberlerUkraynayapay zekâ

    Recent Posts

    • Güney Kore, Ukrayna ile anlaşmazlık yaşarken Kuzey Kore modern savaştan ders çıkarıyor

      2026-10-08 - 0 Comment
    • Rusya’nın Kurier robotik kara sistemi ve geliştiricilerinin Çinli şirketlerle bağlantıları

      2026-10-03 - 0 Comment
    • AOMZ ve Rusya’nın savunma sanayisi – istihbarattan müdahaleye

      2026-09-28 - 0 Comment

    Related Posts

    • Güney Kore, Ukrayna ile anlaşmazlık yaşarken Kuzey Kore modern savaştan ders çıkarıyor

      2026-10-08 - 0 Comment
    • Rusya’nın Kurier robotik kara sistemi ve geliştiricilerinin Çinli şirketlerle bağlantıları

      2026-10-03 - 0 Comment
    • AOMZ ve Rusya’nın savunma sanayisi – istihbarattan müdahaleye

      2026-09-28 - 0 Comment

    Author Description

      Comments are closed.
      İnformNapalm'ı küçük bir bağışla destekleyin

      Tam ölçekli işgale katılan Rus askeri birliklerinin veritabanı
      Ukrayna'dan Türkçe haberler
      Donbas Alevler İçinde - Çatışma Bölgesi Rehberi

      "Donbas Alevler İçinde - Çatışma Bölgesi Rehberi" kitabını okuyun. Prometheus Merkezi tarafından yayınlanan bu eser, araştırmacılar, savunma uzmanları, gazeteciler, diplomatlar ve Ukrayna'nın doğusundaki savaş hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için değerli bir kaynaktır. Bu kitabı okuyarak, bölgedeki karmaşık dinamikleri ve mevcut durumu daha iyi anlayabilirsiniz.

      Ücretsiz PDF indirin

      Ukrayna'dan Türkçe Haberler

      İnformNapalm, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş hakkında derlenmiş gerçekleri, Rus işgalcilerle ilgili ayrıntıları ve Rus hibrid savaşıyla ilgili haberleri yayınlayan köklü bir çevrimiçi kaynaktır. Toplanan bilgilerin yanı sıra videolar, fotoğraflar, uydu görüntüleri ve sosyal medya da işlenmektedir. Düşman hatlarının arkasındaki içeriden kaynaklarımız çalışmalarımızda önemli bir rol oynamaktadır. İnformNapalm'ın gönüllüleri, Ukrayna'daki savaşta yer alan Rus silah türleri ve askeri birliklerine ilişkin benzersiz bir interaktif veri tabanı geliştirmiştir. Doğruluk kontrolü, doğrulama, medya izleme ve Rus dezenformasyonuna karşı koyma da çalışmalarımızın önemli bir parçasıdır. Ayrıca İnformNapalm, Gürcistan, Suriye, Doğu ve Orta Avrupa'daki diğer ülkeler ve Orta Doğu'da devam eden hibrid çatışmalarda Rus rejiminin gerçek rolü hakkında dünyayı bilgilendirmektedir İnformNapalm'ı nasıl destekleyebileceğiniz hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

      CC BY 4.0 - Makalede aksi belirtilmedikçe tüm içerik Creative Commons 4.0 Uluslararası Lisansı altında lisanslanmıştır.

      ETİKETLER

      AGİT Belarus Cyber Resistance Donbas Donbass InformNapalm KIRIM NATO OSINT Rusya Ukrayna Ukrayna'dan haberler
      • Ana sayfa
      • Gizlilik Politikası
      • İletişim
      • Diller
      © 2014-2015. «InformNapalm». All Rights Reserved.